Son dönemlerde yüksek enflasyon ve yaşam maliyetleri, ekonominin en büyük problemleri arasında sayılıyordu. Ancak şimdi bu sorunlara bir yenisi eklendi. Borsa üzerinde etkili olan fon dolandırıcılığı, vatandaşların ekonomiye ve hükümete olan güvenini ciddi şekilde sarstı. ASAL Araştırma ve Danışmanlık’ın Türkiye genelinde Ekim 2026’da gerçekleştirdiği araştırmada, katılımcılara ülke ekonomisinin en önemli meseleleri soruldu. Anket sonuçlarında yatırım fonu ve borsa krizi yüzde 26.5 ile ilk sırada yer aldı.
Yatırım fonu ve borsa krizinin ardından gelen yanıtlar ise ekonomideki artık kalıcı hale gelmiş sorunlara dikkat çekti. Ankette enflasyonun yüksekliği yüzde 22.2 ile ikinci, gıda fiyatlarındaki artış ise yüzde 13 ile üçüncülüğü elde etti.
KALICI SORUNLAR
ASAL Araştırma ve Danışmanlık’ın “Ekonomi yönetimine güveniyor musunuz?” sorusuna katılanların yüzde 37.5’i “Hiç güvenmiyorum”, yüzde 36’sı ise “Güvenmiyorum” cevabını verdi. Bu iki yanıtın toplamı, yani vatandaşın ekonomiye olan güvensizliğinin oranı yüzde 73.5 olarak belirlendi. Ekonomi hakkında “Ne güveniyorum ne de güvenmiyorum” diyenlerin oranı da yüzde 9 oldu.
Araştırmaya göre, kira ve konut fiyatlarının yüksekliğini ekonominin en büyük sorunu olarak görenlerin oranı yüzde 6.8 oldu.
Faturaların yüksekliği de yanıtlar arasında dikkat çekti. Elektrik, su, aidat ve doğalgaz fiyatlarının yükseklik oranı yüzde 5.5 ile beşinci sırayı aldı; işsizlik ve faiz oranlarının yükseklik payları da her biri için yüzde 5 olarak belirtildi. Ekonomi yönetimini en büyük sorun olarak görenlerin oranı ise yüzde 4.8, akaryakıt fiyatlarının yükselişini dile getirenlerin oranı ise yüzde 3.7 olarak ölçüldü.
HALKIN CEVABI: BEDEL ÖDENMELİ
Asal Araştırma’nın başka bir çalışmasında katılımcılara fon dolandırıcılığıyla ilgili suç teşkil eden kişilerin cezalandırılması hakkında iki soru yöneltildi. İlk olarak “Sizce, fon vurgununda suç işleyenler bedelini ödemeli mi?” sorusu yöneltildi. Gelen sonuçlara göre katılımcıların yüzde 78.5’i “Evet” yanıtını verdi. Araştırmanın ikinci kısmında ise, fon iddialarıyla bağlantılı kişilerin isimlerinin siyasi partilere ya da konumlarına bakılmaksızın kamuoyuyla paylaşılması gerektiği sorgulandı; katılımcıların yüzde 62’si isimlerin açıklanmasını destekledi.